Mitokondri;Mavi-Yeşil Algler,bakteriler (Prokaryotlar) ve memelilerdeki alyuvarlar hariç tüm ökaryotik bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan bir organeldir.Mitokondri oksijenli solunum yapan hücrelerde stoplazmada serbest halde bulunduğu gibi,  5 yada 6 tanesi yanyana dizilerek zincir şeklinde bulunabilir.Bu mitokondri zincirleri ve stoplazmada tekil olarak bulunan mitokondriler stolazmada stabilde halde durmaz ve stoplazma içinde yerdeğiştirirler. 

Genel olarak bir hücrede bulunan mitokondri sayısı 8 taneden 2500′ e kadar olabilir.Mitokondrinin kendine ait DNA,RNA ve ribozomları vardır.DNA ve RNA bulunması mitokondrilerin bölünüp,çoğalabildiklerini gösterir.Fakat bu çoğalma kontrolsüz değildir.Hücredeki hayatsal faaliyetlerini idare eden nucleus’un(=Çekirdek)kontrolü altındadır.Yapılan çalışmalarda bilimadamları mitokondri genleri ile bakteri genlerinin benzerlik gösterdiklerini görmüş ve buna dayanarak mitokondrilerin evrimsel süreçte bakterilerden orjinlendiklerini ileri süren görüşler ileri sürmüşlerdir.Mitokondriler bulundukları tür ve doku çeşidine göre çok sayıda farklı mitokondriyal proteinlere sahiptir.Örnek olarak insanlarda  kalp dokuda 615 tane farklı mitokondriyal protein tanımlanmıştır.

Mitokondrilerin morfolojisine(Yapısına) baktığımızda çift katlı bir zar ile çevrilmiş organel olduğunu görürüz.Genel olarak mitokonrilerde 3 farklı bölge göze çarpar.

1)Dış Zar(Dış Membran)

2)İç Zar(İç Membran)

3)İnterselüler Alan(İç ve Dış zar arasındaki alandır.=İnterselüler Membran)

İç zar mitokondri içine doğru çeşitli kıvrımlar yapar ve bu kıvrımlara ”Krista”(=Cristae) adı verilir.Kristalar mitokondri iç yüzey alanının artmasını sağlar.İç ve dış zar yapısı genel olarak hücre zarı makalesinde açıkladığımız gibidir.

 Mitokondrinin içi stoplazmaya benzer yapıda bir sıvı ile doludur ve bu sıvıya ”Matrix” yada ”Mitokondriyal Sıvı” adı verilir.Matrix içinde hücrede enerji üretimi reaksiyonlarında kullanılan enzim,DNA,RNA ve ribozomlar bulunur.Mitokondrilerin kendi Dna’sının bulunması bölünüp,çoğalabildiklerini,RNA ve ribozomları bulunmasıda kendi protein sentezlerini yapabildiklerini gösterir.